31 Ekim 2014
Günce yerine
Ekim ayı güncemi uzunca yayımlayamayacağım. Bu günce olmayacak, bir anlatı olacak. Ekim ayı içinde yapılan “Manavgat Şiir Günleri” ile ilgili çalışmalar uzunca ve karmaşık bir halde zamanımı aldı. Güldüğüm, ağlamaklı olduğum, paylaştığım, sustuğum, haykırdığım, donup kaldığım anlar yaşadım. Bazı anlarımı da çokça Nadire Sönmez kardeşimle paylaştım. Öyle anlar oldu ki, çözümsüz kaldım (deneyimsizlikten) ama o an Nadire bana hızır gibi yetişti. Manavgat Şiir Günleri’ne çağırdığımız arkadaşlarım ise en az bizim kadar sabırlı, hoşgörülü, olumsuz koşullarda dağılmayan, bozulmayan, var olanla yetinip her koşulda birlikteliği bilen yaşayan arkadaşlarımdı. Onlar yüreğimde taht kurdular bu davranışlarıyla. Aydan Yalçın, Yusuf Alper, Arife Kalender ve Nadire Sönmez.
Manavgat Şiir Günleri etkinliğimize Manavgat Belediyesi yer verdi, katkı sundu. Bazı aksamalar olsa da teşekkür etmeliyim ve gelecek yıllarda daha iyisini birlikte yapmaya devam demeliyim. Manavgat Şiir Günleri projesi iki ay önce verilmiş “olur” alınmış bir projeydi. 13-14 Eylül 2014 günlerinde yapılması düşünülmüş, hatta “olur” alınmıştı. Side Müzik Festivali nedeniyle bu tarih 18-19 Ekim 2014 tarihine ertelendi.
Bir ilk uygulama olması nedeniyle, tarihin ve saatin tam yerinde “olması” veya “olmaması” tartışıldı. Hafta içinde bir gün olsaydı bazı olumlu katkıları olacaktı programa. Bunu gelecekte değerlendireceğiz.
Bize, darda kaldığımız anlarda Türk geleneğindeki hoşgörü ve yardım duygularıyla, konuksever, eski deyişle “misafirperver” yürekleriyle bizi kabul eden Ahmet Ali Erol ve Nevzat Erol’a buradan çok çok teşekkür etmeliyim. Eşim Ayşe Varol’un özverilerini de burada anmalıyım. Aydan, Arife, Yusuf ve Nadire’nin alkışlarını takdirlerini aldığını biliyorum. Yine Antalya’dan katılan öğretmenim de olan Mustafa Koç ağabeyime, bağlamalarıyla bize katılan sevgili Ali Demir ve Selçuk Öz’e buradan teşekkür etmeliyim. Ali ve Selçuk bize Karacaoğlan ve diğer ustalardan türküler dinlettiler. Mustafa Koç’un yazısını bu aya (bloğa) ekliyorum, okuyacaksınız.
Bir ilk olması nedeniyle yine de katılım İstanbul, İzmir, Antalya gibi illerdeki etkinlikleri düşünüp karşılaştırırsak iyiydi. Kapalı bir salonda yüz kişiyi şiir sevgisiyle oraya geldiklerini düşünürsek iyiydi. Etkinlik, İbrahim Sözen Gençlik Merkezi’nde yapıldı.
Yerel basın haberlerine çok güldüm. “Taşra” her zaman aynı oluyor, değişmiyor. Sanırım bir kültür yetersizliği.
Manavgat Şiir Günleri programı el duyurusunda da verildiği gibi iki günde iki ayrı içerikte ama özü şiirdi içeriğin. İlk gün: “Akdenizli Bir İncir Kuşu-Hasan Varol şiiri” üzerine konuşuldu. Mustafa Koç “Ahmetler Türkçesi” adlı çalışmasıyla başka bir zenginlik kattı. İncir Kuşu kitabındaki bazı şiirlerde geçen Akdenizli sözcükleri irdeledi. Bilgi sundu. Bizi geçmişimize götürdü. Bir zenginlik saydı bu sözcükleri. Aydan Yalçın, Yusuf Alper, Arife Kalender daha önce yazdıkları gibi o içerikte (bu yazılar için bakınız internette :”hasanvaro.blogspot.com.tr” ) konuştular.
İkinci gün, önce Karacaoğlan üstüne söz edildi. Birer şiiri okundu. Daha sonra da katılımcı şairler şiir anlayışları, şiir geçmişlerini, şiir anlayışlarını anlattılar ikişer şiir okudurlar. Soru - cevap bölümü ile dinleyicileri de kattılar bu şiir ortamına. Arkada da konuşan şairlerle ilgili slayt da şairlerin şiir geçmişlerini, şiir ilişkilerini görseller besledi. Arada türküler dinledik.
Belediyelerin yirmi kişiyi geçen etkinliklere yer vermesi, ortam hazırlamasının bir anlayış ve zorunluluk olduğunu duymuştum. Böyle olunca Manavgat Şiir Günleri, gelecek yıllarda devam edecek, dinleyicisi çoğalacak demektir. Manavgat için de büyük bir kazançtır bu. Belki yurt dışından konuklar da ağırlanabilir, kimbilir.
Bu kısa değerlendirmeyi etkinlikten bazı fotoğraflarla süsledim, zenginleştirdim.
Hasan Varol, Aydan Yalçın, Mustafa Koç,Arife Kalender, Nadire Sönmez, Ali Demir, Selçuk Öz